Dolar : Alış : 5.7470 / Satış : 5.7573
Euro : Alış : 6.3352 / Satış : 6.3466
HAVA DURUMU
hava durumu

istanbul22°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 17 Kategoride 851 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sert adamlar, sert zamanlar

27 Ağustos 2018 - 246 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Dünya»Sert adamlar, sert zamanlar
Sert adamlar, sert zamanlar

Chris Patten*Dünya liderleri kendi yarattıkları krizlerle boğuşuyorlar. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ağır gelişen güçlüklerle karşı karşıyayken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump, kritik eşiklere yaklaşıyorlar.Güçlü liderlerin adeta “hisseleri” değer kaybediyor. Piyasalar henüz çakılmış değil ancak otokratlar endişelenseler iyi ederler.Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) içinde dönen güç oyunları her zaman gizli kapaklı olmuştur ve içerde dönen politik çatışmalar nadiren örtbas edilemeyecek kadar büyür. Ancak şu noktada huzursuzluk sesleri açık ve net işitilebiliyor. Şi Cinping ve danışmanları Beidaihe sahilinde inzivaya çekilirken, Şi’nin kişilik kültünün ÇKP kademelerinde gitgide eleştirilmeye başlandığı söylentileri yayılıyordu.Söylentilere bakılırsa Şi’nin özeleştiri yapması faydalı olabilir. Deng Şiaoping’in reformlarını geriye çevirmek, Jiang Zemin ve Hu Jintao gibi eski ÇKP’li liderlerin çizdiği temayülleri göz ardı etmek akıllıca mıydı, düşünmesi gerek. Donald Trump’ın milliyetçi hassasiyetlerini ve korumacı kabadayılığını da göz önünde bulundurmalı ve üstünlükçü söylemini gözden geçirmeli. Meşhur “Bir Kuşak, Bir Yol” projesini de tekrar düşünmeli. Proje, Çin’in çeşitli gereksiz yatırımlar vasıtasıyla borcunu başka ülkelere yıkma aracı olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu esnada Şi’nin yeni dostu Vladimir Putin siyasi dokunulmazlığını sürdürüyor. Kısa süre önce bir Fox Haber muhabirinin de söylediği gibi, bunun sebebi birçok muhalifin “ölüp gitmiş” olması olabilir. Ülkenin gelirlerinin yüzde 40’ı petrol ve doğalgazdan elde ediliyor; dinamik girişimcilik ruhundan ve yabancı yatırımlardan yoksun ekonomi can çekişiyor. Evinizde sağa sola bir bakın ve votka, elektrik ya da Tolstoy’dan başka Rus yapımı bir şey var mı bakın. Ancak Putin ve Şi’nin dertleri, Donald Trump ve Recep Tayyip Erdoğan’ınkilerin yanında güdük kalıyor.Ülkesindeki parasal krizin hemen ardından iktidara geleli on beş yıldan fazla zaman oldu ve Erdoğan şimdi adeta kendi krizini tasarlıyor. Türk lirası bu sene dolar karşısında yüzde 38 değer kaybetti. Sebepler ise belli; Erdoğan’ın ekonomik okur yazarlıktan yoksun olması, kayırmacılık ve alternatif düşüncelere kapalılık.Türkiye’nin güncel krizi son derece trajik çünkü tamamen gereksiz. Ülke 81 milyon nüfusa sahip ve Batı, Ortadoğu ve Orta Asya arasında köprü görevi gören bölgesel merkez niteliğinde. Ekonomik dinamo görevi görmeye müsait ancak Erdoğan’ın politikaları ülkeyi bataklığa sürüklüyor.Türk lirası hızla değer kaybediyor ve enflasyon tırmanıyor. Erdoğan buna rağmen merkez bankasına baskı yaparak faizlerin düşük kalmasını talep ediyor çünkü büyümede yaşanacak olası bir zayıflamanın gelecek sene yapılacak yerel seçimlerde partisine zarar vermesinden korkuyor. Ancak şimdi önümüzdeki 12 ay boyunca ülkenin cari açığıyla ve uçsuz bucaksız dolar borcuyla mücadele etmek zorunda.İşin daha da kötüsü, Erdoğan kısa süre önce liyakat yoksunu damadı Berat Albayrak’ı (yani Ankara’nın Jared Kushner’ını) Maliye ve Ekonomi Bakanı yaparak piyasaları daha da huzursuz etti. Erdoğan ayrıca, 2016’daki darbe girişimiyle ilişkili suçlamalarla tutuklanan ABD’li bir rahip üzerinden ABD ile diplomatik ve ticari kavgaya tutuştu. Trump da rahibin serbest bırakılmasını kişisel bir meseleye çevirdi. Ara dönem seçimleri yaklaşırken, muhtemelen evanjelist seçmene yaranma niyeti taşıyor.Trump’ın kimseye (Putin hariç) “boyun eğmeyeceğini” kanıtlama arzusu herkes tarafından biliniyor. Türkiye ile yaşanan anlaşmazlıkta ABD tüketicileri ve şirketleri üzerinde yaratacağı etkiyi düşünmeden ek vergileri gelişigüzel yürürlüğe koydu. Türkiye’nin önemli bir NATO müttefiki olduğunu hesaba katan yok. Trump Türkiye’yi NATO birliğinin dışına itip, Rusya ve Çin’in kollarına atmaya istekli görünüyor.Bu sert adamların aksine, günümüz dünyasında gerçek bir liderin uluslararası işbirliğini desteklemesi ve seçmeni bu yönde ikna etmesi gerekiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansöliyesi Angela Merkel ve Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin önümüzdeki aylarda tam olarak bunu yapmaları bekleniyor.O esnada Donald Trump ve Erdoğan gibi sert adamı oynamayı seven liderlerin ülkelerine ve dünyaya fazla zarar vermemesini dilemeliyiz. Zaman, işbirliğini tekrar büyütme zamanı.* Projecy Syndicate’den çeviren Fatih KIYMAN

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

TemaFabrika
Ücretsiz Wordpress Temaları