Wolverhampton Wanderers, gecenin siyahı, ışığın sarısı

Wolverhampton…İngiltere’nin West Midlands bölgesinde 250 bin nüfuslu, kökleri Anglo-Sakson zamanlarına dayanan tarihi yerleşim yeri. 2000’li senelerin başında Brighton ile birlikte şehir statüsünü kazanmış, ülkede trafik ışıkları 1927 senesinde ilk kez bu şehirde kullanılmış, şimdilerde adını şehrinden alan bir üniversiteye ev sahipliği yapıyor. İşte o tarihi şehrin 1877 senesinde kurulmuş sarı siyahlı takımı Wolverhampton Wanderers, nam-ı diğer ‘Wolves’… 1888 senesinde kurulan futbol liglerinin kurucu kulüplerinden, 1932 senesinden 1965’e kadar ülke futbolunun en üst liginde mücadele etmiş. 1950’li senelerde Ada futbolunun en sağlam takımı, 60’lara kadar üç sezonda şampiyonluk yaşayıp, üç sezon ligi 2. sırada bitirmiş. Renklerinin hikâyesi ilginç, şehrin mottosu ‘out of darkness cometh light’ (karanlıktan doğan ışık)’a ithafen sarı-siyah renkleri tercih etmişler, sarı ışığın, siyah ise karanlığın simgesi. Ezeli puan cetvelinde Manchester United, Liverpool ve Arsenal’den sonra 4. sıradalar. Her kulüp gibi maddi sıkıntılarla boğuştukları zamanlar da olmuş. 2007 senesinde, o zamanki başkanları kulübü 10 sterlin karşılığında Steve Morgan adında Liverpool sevdalısı bir işadamına satmış. Sözleşmedeki tek koşul işadamının kulübe 30 milyon sterlinlik bütçe ayırmasıymış. Madem onları yazdık, efsaneleri Steve Bull’a da selam çakmadan geçmeyelim. Ne golcüydü ama! 1986 senesinde 4. Lig’de çile çektikleri zamanlarda 65 bin sterlin karşılığında kadrolarına kattıkları forvet sonraki 13 senede kırılmadık rekor bırakmayacak, 306 golle kulüp tarihinin en büyük golcüsü olacaktı. 3. Lig’de mücadele ettikleri sezonda İngiltere Milli Takımı ile ilk maçına çıkmıştı, şimdilerde yorumculuk yapıyor…1898 senesinden beri takıma ev sahipliği yapan Molineux Stadı 32.050 kapasiteli, Championship’i şampiyon olarak bitirdikleri 2017-2018 sezonunda 28.298 taraftar ortalaması yakaladılar. Bizimkilerin her daim dem vurduğu marka değeri de böyle yaratılıyor zaten. Köklü tarihlerinde dört sezonda Federasyon Kupası’nı kazandılar. 2011-2012 sezonunun sonunda 38 maçta sadece 5 galibiyet alarak küme düştüler. Yakın şehrin sevilmeyen takımı West Bromwich Albion’un küme düşme acısını yaşadığı sezonda bıraktıkları yere döndüler. Yeni sezonda Premier Lig’in en kalabalık kadrosuna sahipler, 34 kişilik kadronun değeri 178 milyon sterlin, yaş ortalaması 24,8.2018-2019 sezonunun 3. maçında, geçen sezonun açık ara şampiyonu Manchester City, Wolverhampton Wanderers deplasmanında. Lig tarihinde 8 kez karşılaştığı rakibini sadece iki maçta yenebilmiş Wolves. Manchester City’e gelince, geçen sezonla birlikte son yedi deplasmandan üç puanla döndüler, o yolculuklarda buldukları gol sayısı 18… Gol demişken, Premier Lig tarihinin en büyük golcüsüne de selam çakmadan geçmeyelim. Geçen haziran ayında 30 yaşına bastı Arjantinli 10 numara. 2011 senesinin yazında 38 milyon sterlin karşılığında Atletico Madrid’den transfer olduğunda kulüp tarihinin en önemli golcülerinden olacağını kim bilebilirdi! 106 dakikada bir gol ortalamasıyla lig tarihinin en verimli golcüsü Agüero. ‘Kun’ lakabını çocukluğunda hayranı olduğu Japon çizgi film karakterinden almış, bu sezon iki maçta üç golü var… 3-4-1-2 dizilişinde ev sahibi, hücumda Jota, Bonatini, Jimenez. Takımın kilit oyuncusu Ruben Neves 1997 doğumlu, 17 yaşına bastığı zamanlarda Porto’da ilk maçına çıktı. 2017 senesinin yazında kulüp tarihinin en yüksek transfer bedeli 15,8 milyon sterlin karşılığında Wolves’a transfer oldu. Defansif orta saha oyuncusu olmasına rağmen hücumda da etkili, geçen sezon 42 maçta 6 golü var. Birçoğu ‘Yolunda AŞ’ (!) işlerine fazlasıyla bulaşmış kulüplerimiz yaşı kemale ermiş eskiler yerine onun gibi topçuları neden saflarına katamaz, muamma! İki takım da golü düşünerek istekli başlıyor maça, 21. dakikada Agüero’nun vuruşu direkten dönüyor. Sonrasında Wolves kalecisi Patricio, Sterling’in vuruşunu sağ üst köşeden çıkartıyor, haftanın muhtemel en önemli kurtarışı.31.322 taraftarın önünde ikinci devreye hücumla başlıyor ev sahibi ve aradığı golü 57.dakikada Boly’nin kafa, el karışımı vuruşuyla buluyor. 69’da İlkay Gündoğan’ın kullandığı serbest vuruşa Laporte’un kafasıyla beraberliği yakalıyor Guardiola’nın takımı. İki takımın da galibiyeti kaçırdığı, Wolves’un yüzde 29 topla oynama oranına rağmen rakip kaleyi 11 kez yokladığı 90 dakika sonunda takımlar puanları paylaşıyor. Maçın adamı Wolves’un 31 yaşındaki Portekizli orta saha maestrosu Moutinho, enfes pasları, bitmek bilmeyen enerjisiyle göze batıyor. Hocası Nuno Espirito Santo kendilerinden daha güçlü bir takıma karşı aldıkları puanın sevindirici olduğunu, bilhassa evlerinde yenilmesi güç takım olduklarını vurguluyor. Oynadığı üç maçta henüz galibiyetle tanışamadı sarı siyahlılar ama dirençli oyun felsefesine, korkusuz oyunlarına şapka çıkartmak gerek. Sahanın her bölgesinde rakibe uyguladıkları amansız pres, rakibe boş alan bırakmamaları, orta sahada iki Portekizli Neves ve Moutinho’nun performansı takdire şayan. Lige renk getirdikleri kesin, sezon boyunca çok takımın canını yakacaklardır sanırım…

Başakşehir, 3 puanı 3 golle aldı

Süper Lig’in 3. haftasında Akhisarspor’u İstanbul’da ağırlayan Başakşehir rakibini rahat geçti. Başakşehir, Edin Visca, Bajic ve Manuel da Costa’nın golleriyle 3 puanı 3 golle aldı.Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda oynanan mücadeleye ev sahibi ekip hızlı başladı. Medipol Başakşehir henüz 9. dakikada Edin Visca ile golü buldu. Kalesinde gördüğü golden sonra toparlanan Akhisarspor 28. dakikada Elvis Manu ile skora dengeyi getirdi. Mücadelenin ilk yarısı 1-1’lik eşitlikle tamamlandı. Medipol Başakşehir 70. dakikada oyuna ikinci yarıda dahil olan Bajic’in nefis golüyle bir kez daha öne geçmeyi başardı. Akhisarspor’un beraberlik çabaları kalan dakikalarda sonuç vermezken, Medipol Başakşehir 90. dakikada Manuel da Costa’nın golüyle sahadan 3- 1 galip ayrıldı.Başakşehir bu sonuçla ikinci galibiyetini alarak puanını 6’ya çıkardı. Konuk Akhisarspor ise henüz galibiyetle tanışmadı ve 1 puanda kaldı.

Fenerbahçe’den, Sissoko açıklaması

Fenerbahçe’nin, Premier Lig ekiplerinden Tottenham’da forma giyen Sissoko ile anlaşmaya vardığı iddia edildi.DHA’nın aktardığına göre, transfer çalışmalarını sürdüren sarı-lacivertli ekip, Tottenham’ın Fransız oyuncusu Mousa Sissoko ile kiralık olarak anlaşma sağladı. Fenerbahçe, İngiliz ekibi ile 29 yaşındaki futbolcu için satın alma opsiyonlu olarak el sıkıştı. Sissoko, Newcastle’dan 2016-17 sezonunun başında Tottenham’a 35 milyon Euro’luk bonservisle transfer olmuştu. Fransız futbolcu, Tottenham forması ile çıktığı 82 maçın 39’unda ilk 11’de yer alırken 2 kez rakip ağları havalandırdı.FENERBAHÇE YALANLADIFenerbahçe Kulübü, İngiltere Premier Lig ekibi Tottenham’ın Fransız futbolcusu Moussa Sissoko’yu transfer etmek için girişimde bulunulmadığını açıkladı.Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, Sissoko’yla hiçbir zaman ilgilenilmediği vurgulanarak, “Kamuoyunda, Moussa Sissoko’yu transfer etme girişiminde bulunduğumuz ve sonrasında transferden vazgeçtiğimiz yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Kulübümüzün, Moussa Sissoko’yu transfer etmek için, ne kulübüyle, ne menajeriyle ne de oyuncunun kendisiyle hiçbir teması, hiçbir zaman olmamıştır.” denildi.

Caleb Ekuban Trabzon’a geldi

Trabzonspor, Gana asıllı İtalyan forvet Caleb Ekuban’ı Trabzon’a getirdi.Bordo-mavili kulübün prensipte anlaşmaya vardığı 24 yaşındaki oyuncu, Trabzon Havalimanı’nda kulüp yetkilileri tarafından karşılandı.Geçen sezon İngiltere’nin Leeds United takımında forma giyen Ekuban, 21 maçta 2 kez rakip fileleri havalandırmıştı.Ekuban ile son görüşmenin ardından resmi sözleşme imzalanması bekleniyor.

Ozan Tufan PAF takımına gönderildi

Fenerbahçe’de Ozan Tufan, sportif direktör Damien Comolli’nin kararıyla PAF takıma gönderildiTransferde hareketli saatler geçiren Fenerbahçe’de flaş bir gelişme yaşandı. Sportif direktör Damien Comolli’nin kararıyla Ozan Tufan PAF takıma gönderildi. 23 yaşındaki oyuncunun PAF takımla ilk idmanına bu akşam çıktığı öğrenildi. Geçtiğimiz sezon eski teknik direktör Aykut Kocaman tarafından kadro dışı bırakılan ve sonrasında da affedilen Ozan, bu sezon Philip Cocu yönetiminde hiçbir resmi maçta görev almadı.

Seyrantepe’de ter idmanı

Galatasaray, ilk yarım saatinde vasata bile ulaşmayan bir performans gösterdiği maçı ikinci yarıdaki sihirli dokunuşlarla farklı kazandı ve liderlik koltuğunu geri aldı.Geçtiğimiz sezon bu haftalarda rakibe nefes aldırmayan ve topu ayağına aldığında yıldırım gibi rakip kaleye inen bir takımdı Galatasaray. Ndiaye, Gomis ve Rodrigues’in o takım için ne kadar önemli oyuncular olduğunu anlamak için Alanyaspor karşısındaki takıma bakmak yeterli, zira Fatih Terim’in ekibi ilk yarıdaki haliyle geçtiğimiz sezonun ilk haftalarındaki Tudor takımından 2-3 gömlek gerideydi, hatta Östersunds’a tokatlanan Tudor takımını andırıyordu daha çok. Bu saydığımız 3 oyuncudan 2’si yakın zamanda sahaya dönecekler üçüncüsü ise artık yok ve yerinin dolması hem rakamsal açıdan (daha önce kimsenin başaramadığı 29 gol) hem de saha içi ağırlığı açısından zor olacak. Tabii bu oyuncuların eksikliklerine bu akşam Onyekuru, Emre Akbaba ve Sinan üçlüsünün oldukça etkisiz ilk yarı performansı da eklenince sarı-kırmızılılar golü elindeki tek santrforu Eren Derdiyok’un yaptığı bir pres sonucunda kazandığı korner ve yaşanan karambolle bulabildi. Kabul edelim bu kadar kötü bir hücum performansına rağmen kalesinde sadece 1 pozisyon bulmasını da Mesut Bakkal kendisine soracak. Kalecisi Haydar başta olmak üzere takımını henüz maçın 25. dakikasında süreye oynamaya başlatmak yerine rakip kaleye gitmeyi biraz daha fazla düşünse Bobo’nun gol pozisyonunda Maicon’un yaptığı hatanın benzerlerine zorlayabilirdi Galatasaray’ı ama belli ki tabelada ev sahibi adına 0 yazdığı sürece kendi tarafında ne yazdığının pek bir önemi yoktu. Bu tür performanslar artık 80 ve 90’ların İstanbul’a turistik geziye gelen kulüplerine ait ve günümüz futbolunda yerleri yok. Devrenin dönüşünde üst üste gelen gollerin ilk yarıda oldukça kötü bir performans gösteren oyuncuların ayağından gelmesini Galatasaray açısından bireysel anlamda şans olarak algılayabiliriz elbet. Sinan Gümüş ilk golde topu indirmiş, ikinci golü atmış, üçüncü golün de asistini yapmıştı ve sahadan çıkarken alkışlanıyordu. Futbolda performansınız bir bütün olarak ele alınır, dolayısıyla bunları yapmış bir futbolcunun genel performansına kötü demek yanlış bir yorum olacaktır, bununla beraber 55. dakikada resmen olmasa da fiilen biten maçın ne taraftarı ne de kenar yönetimi rahatlattığını söyleyebiliriz. Çözülmesi gereken sorunlar hala yerinde ve gerek oyuncu takviyesi gerek yeni planlarla çözülmek zorundalar. Bir parantez de Belhanda’ya açalım. Emre’nin varlığı onu 8 numara pozisyonuna kaydırdı fakat Emre’nin çok sık olarak kenarlara deplase olmasıyla hemen her hücumda ceza sahası etrafındaydı. Son yıllarda buçuklu mevkiiler çok moda, buna da 8,5 numara diyebilir miyiz bilemem ama Faslı oyuncunun yeni rolünde hücum-savunma dengesini tam olarak sağladığını söyleyebiliriz. Ndiaye takıma girip Fernando’yu biraz daha öne attığında Terim’in onun hakkında alacağı aksiyonu merakla bekliyoruz.Mesut Bakkal, son Gençlerbirliği macerasını saymazsak ligin dibinden aldığı takımları kümede tutmasıyla ünlü. Bu sefer bizzat ligin dibine demir atmaya aday bir takım yaratmış gibi duruyor. Muhtemelen birkaç haftada bu gidişi durdurmazsa müsaade isteyecek.

Trabzonspor, hakem Mete Kalkavan’a ateş püskürdü

Spor Toto Süper Lig’in 3. haftasında konuk olduğu Ankaragücü ile 2-2 berabere kalan Trabzonspor’da kulüp basın sözcüsü Zeyyat Kafkas, “Takımımız müsabakayı 2-1 önde götürürken, bitime az bir zaman kala futbolcumuz Kucka’ya rakip tarafından yapılan faullü hareket ne gariptir ki aleyhimize değerlendirilmiş ve bunun sonucunda gelen golle 2 puanımız iç edilmiştir.” dedi.Kafkas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Cumartesi akşamı Ankara’da oynadığımız Ankaragücü karşılaşmasında yaşanan bariz hakem hatası, galibiyetimizin engellenmesine yol açmış ve ciddi emek kaybına neden olmuştur.” ifadelerini kullandı.Karşılaşmanın uzatma dakikalarında yedikleri gol öncesinde hakem Mete Kalkavan’ın hatalı bir karar verdiğini savunan Kafkas, “Takımımız müsabakayı 2-1 önde götürürken, bitime az bir zaman kala futbolcumuz Kucka’ya rakip tarafından yapılan faullü hareket ne gariptir ki aleyhimize değerlendirilmiş ve bunun sonucunda gelen golle 2 puanımız iç edilmiştir. Bu kararı veren hakemin, daha önceki yıllarda da aleyhimize birçok hatalı yönetim sergileyen Mete Kalkavan olmasını bir tesadüf olarak görmek istiyoruz. Özellikle bu sezon öncesinde VAR uygulamasıyla daha objektif ve adil yönetimlerin beklendiği ligimizde, daha 3. hafta oynanırken karşımıza çıkan tablo maalesef pek iç açıcı görünmemektedir.” değerlendirmesinde bulundu.Söz konusu pozisyonun golle sonuçlanması nedeniyle, öncesinde yaşanan faulde VAR’a başvurulup başvurulmayacağının tartışmaya açık bir başka önemli konu olduğunu vurgulayan Kafkas, şunları kaydetti:”Yıllardır hakem kararlarıyla mağdur edilen Trabzonspor’umuzun karşılaştığı son olayın telafisinin, elbette saha içerisinde olması doğrultusunda üstün gayret göstereceğimiz açıktır. Futbolu gerek saha içinde gerekse de saha dışında yönetenlerin, hele böylesi dostluk mesajlarının özenle verildiği bir dönemde daha dikkatli olmalarını beklemek, her futbolsever gibi bizlerin de hakkıdır. Yanlış anlaşılmamalıdır ki bu kibar yaklaşımımız, Trabzonsporluluk asaletimizdendir. Yoksa herkesin anlayacağı dilden konuşma, bilgi ve becerilerine sahip bir camiayız. ‘Sezon başıdır, formsuzluktur, dikkatsizliktir, art niyet yoktur.’ der geçeriz. İnanırız ki tekrarı olmayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerimle futboldaki barış ortamını zedeleyecek, kulüpler ile kurumları yeniden karşı karşıya getirecek kararlardan herkesin kaçınması zorunluluğunu kamuoyunun üstün dikkatlerine sunarım.”AA

Kartal’ın kalesi düştü

Dolmabahçe’de güzel bir akşam… Sırbistan’dan şen dönen Beşiktaş, Antalyaspor’u ağırlıyor. Avrupa Ligi elemesinde ağırlığını sahaya koyan Kartal, sezona kötü başlayan rakibi karşısında hata yapmak istemiyor.Ev sahibinde Şenol Güneş, Tolga’nın yokluğunda eldivenleri genç Utku’ya teslim edilmiş. Yeni transfer Karius, meslektaşını tribünden izliyor. Deneyimli hoca Gökhan Gönül’ü kulübeye çekmiş, Adriano’yu sağa, Partizan karşısında orta sahada görev yapan Caner’i sola yerleştirmiş. Yaz boyunca gönderilmesi beklenen ancak geçen hafta hem Linz hem Erzurum’da Kartal’ı uçuran Negredo ileri uçta başlıyor. Sezona kötü giren Oğuzhan’ın performansını siyah-beyazlı tribünler özellikle merak ediyor.Deplasman ekibinde eksikler dikkat çekiyor. Zaten dar olan kadroda rotasyon iyiden iyiye daralmış durumda. Kırmızı-beyazlıların transferin son günlerinde takviye yapılıp yapılmayacağı merak ediledursun, Bülent Korkmaz’ın işi zor gözüküyor. Oğuzhan 5’te Bergkamp vari dönüşünü golle süsleyemiyordu. Savunmanın göbeğindeki genç Bahadır bir kademe hatasını müteakip sarıyı gördüğünde henüz 10 dakika dolmamıştı. 14’te Antalyaspor şanslıydı, savunmadan seken top direkte patlamıştı. 20’de deplasman ekibi öndeydi. Savunmanın gerisine kaçan Doukara’nın pozisyonuna VAR devam demişti. 25’te fark ikiydi. Hakan’ın şutu Doukara’dan sekip Utku’yu ters ayakta yakalamıştı. Ne oluyor derken, hemen akabinde Negredo’nun kafası ağları buluyordu. 33’te gelişen ani akında Doukara getiriyor, bomboş durumdaki Yekta Antalya’nın üçüncü golünü atıyordu. Başka gol olmayan ilk devrede deplasman ekibinin her gelişi olaydı. Yer yer tribünlerin tepki gösterdiği Oğuzhan’ın giderek çimlerde kaybolması çok acıydı. Erzurum’da felaket bir 45 dakikadan sonra ikinci devre çoşan Beşiktaş taraftarına aynı filmi izletecek miydi? Belli ki ikinci yarı her şeye gebeydi… Antalyaspor kalesini ablukaya alan Kartal, 56’da Pepe’nin kafasıyla farkı bire indirmişti. Vida’nın yerine Larin’i alan Güneş santrforları ikiliyordu. Ev sahibi var gücüyle bastırıyor, deplasman ekibi sahasından çıkamıyordu. 80’de Babel’e Boffin muhteşem bir şekilde hayır demişti. Son dakikalarda Pepe de öne fırlıyor, ileri uç adeta üçleniyordu. 89’da Gökhan Gönül’ün ortasına Pepe kafayı vuruyor, top direkte patlıyordu. Uzatmalarda takımının yediği baskıya rağmen “top benden kornere çıktı” diyen Diego alkışı hak ediyordu. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca, Beşiktaş ligde 45 maç sonra evinde kaybediyordu.İstanbul’a eksik gelen Antalyaspor büyük bir sürprize imza attı. Fakat bu kadro sezonu götürür mü kestirmek zor. Beşiktaş’a gelince… Önce Linz, ardından Erzurum’da görmüştük Kartal’ın kırılganlığını. Şenol Güneş’in dizginleri almasında fayda bulunuyor. Sanki bazı vidaların acilen sıkılması gerekiyor.

Grand slam’de son tango: ABD Açık

İlk kez 1881 yılında düzenlenen, sezonun son grand slam tenis turnuvası ABD Açık’ın ana tablo maçları, yarın TSİ 18.00’de New York kentinde başlayacak. Avustralya Açık, Fransa Açık (Roland Garros) ve Wimbledon ile tenis sezonunun en önemli dört turnuvasından biri olan ABD Açık, bu yıl 27 Ağustos-9 Eylül tarihlerinde 138. kez organize edilecek.2018 ABD Açık, ana tabloda 32’şer seribaşının bulunduğu son grand slam olacak. Çünkü 2019’dan itibaren 2001 ve öncesinde uygulanan 16’şar seribaşının yer aldığı sisteme dönülecek. ABD Açık, kendisine ait tarihin en fazla para ödülü dağıtan tenis turnuvası rekorunu, 2018’de 53 milyon dolarlık toplam ödülle geliştirecek. Turnuvanın 8 Eylül’de yapılacak tek kadınlar ve 9 Eylül’de oynanacak tek erkekler finalini kazananlara 3,8 milyon dolar para ödülü verilecek. Tenisin 37 yaşındaki yaşayan efsanesi Roger Federer, 2004’ten 2008’e kadar üst üste 5 kez kazandığından beri hasret kaldığı ABD Açık şampiyonluğunu çok istiyor. İsviçreli tenisçi 6. kez mutlu sona ulaşırsa Jimmy Connors ve Pete Sampras ile paylaştığı ABD Açık’ı açık dönemde en fazla kazanan erkek tenisçi unvanını tek başına ele geçirecek. Dünya 1 numarası ve son şampiyon Rafael Nadal da şampiyonluk hedefiyle kortta olacak.Kadınlarda büyük çekişmeTek kadınlarda ise büyük bir çekişmeye sahne olacak. Dünya bir numarası Simona Halep, turnuvanın son kazananı Sloane Stephens, Garbine Muguruza, Karolina Pliskova gibi isimler şampiyonluk için kıyasıya bir mücadele verecek.

Beşiktaş-Partizan maçının biletleri satışta

Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi play-off turunda 30 Ağustos Perşembe günü Sırbistan temsilcisi Partizan’ı ağırlayacağı rövanş maçının biletleri satışa çıkarıldı.Beşiktaş Kulübünden yapılan açıklamada, Vodafone Park’ta oynanacak karşılaşmanın biletlerinin, 90 ila 800 lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğu belirtildi.Passolig kartının geçerli olacağı müsabaka için bir kişinin en fazla 5 adet bilet alabileceği kaydedildi.