Teknoloji Haberleri

Teknoloji hayatımızı önemli derecede esir almış durumda ve artık biz teknoloji olmadan hiçbir işimizi yapamaz konuma geldik. Bu sistemin içine girdikçe artık insan gücünden uzaklaşıyor ve bu da beraberinde yıllar öncesinde filmlerde izlediğimiz makinelere esir olmayı en güzel şekilde ortaya koymaktadır. Peki, teknolojinin bizim için kötü mü olduğunu söylüyoruz. Elbette ki hayır! Teknoloji bizim bir anlamda kendimize daha iyi zaman ayırabilme, çok daha hızlı olabilme ve insan gücüne ihtiyacı en aza indirme konusunda önemli bir destek. Bu destekten faydalanabilmek içinde mutlaka her şeyi eksiksiz ve belli bir plan dahilinde yapmamız gerekiyor. Teknolojinin buraya kadar anlatmaya çalıştığımız bölümü işimizle ilgili bir de gündelik yaşam içerisinde kullanmış olduğumuz ihtiyaç teknolojisi söz konusu.

Örneğin ulaşım en önemli ihtiyaç ve teknoloji geliştikçe bindiğimiz arabaların konforu artıyor. Bu konfor bize en iyi şekilde ulaşırken aynı zamanda iletişim cihazları da dünyanın neresinde olursa olsun insanların birbirine olan uzaklıklarını ortadan kaldırıyor. Yeni bir cep telefonu veya yeni bir bilgisayar almak istediğimiz teknolojiden faydalanıp en iyisini seçebiliyoruz. İşte tüm bunları en güzel şekilde yapabilmek içinde teknoloji sitelerine büyük ihtiyaç var. Bu siteler hızla değişen teknoloji içerisinde bizim bilmemiz gereken her şeyi anlık olarak bize ulaştırabiliyor. Bizde elde etmek istediğimiz bilgileri bu şekilde kolayca alabiliyoruz.

Referans : https://www.tekno50.com/

Bıçakladığı adamı suni teneffüs yaparak kurtarmaya çalıştı

Karaman’da iki araç arasında henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan kovalamaca cinayetle bitti.

Katil zanlısı ise bıçakladığı kişiye ölmesin diye olay yerinde suni teneffüs yaparken, ambulansla da başında hastaneye kadar gitti.

Olay, gece saat 23.30 sıralarında Karaman-Ereğli Karayolunun 20. kilometresinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, merkeze bağlı Yeşildere köy yolunda karşılaşan araçlar, seyir halindeyken henüz bilinmeyen bir nedenle aralarında kovalamaca başladı. İki araç Organize Sanayi Bölgesi yakınlarında bulunan jandarma uygulama noktasına 500 metre kala ana yol üzerinde biri diğerinin önünü kesti.Araçlardan inen Mehmet S. ile Yusuf Koçaker, arkadaşlarının gözü önünde bıçakla birbirlerine saldırdı.

Mehmet S. (23), bıçakla Yusuf Koçaker’i (30), kolundan ve göğsünden bıçakladı. Ağır yaralanan Koçaker, kanlar içinde yere yığıldı.SUNİ TENEFFÜS YAPTIYoldan geçmekte olan vatandaşların kaza var ihbarı üzerine olay yerine gelen uygulama noktasındaki jandarma ekibi, bir kişinin kanlar içinde yerde yattığını görerek sağlık ekibi istedi. Kalbi duran Koçaker’e uygulama noktasında görevli bir Astsubay Başçavuş kalp masajı yaparken,

Koçaker’i bıçaklayan katil zanlısı Mehmet S. de şahsın ölmemesi için suni teneffüs yaptı. Katil zanlısı Mehmet S., gelen ambulansla da bıçakladığı Koçaker’in başında hastaneye kadar gitti. Karaman Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yusuf Koçaker, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Jandarma katil zanlısı şahısla birlikte her iki araçta bulunan 1’i kadın 6 kişiyi gözaltına aldı.Bu arada Mehmet S’nin Karaman Devlet Hastanesi’nde memur olarak çalıştığı öğrenildi.Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

İnşaat maliyeti, haziranda geçen yıla oranla yüzde 26,6 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 2,29, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,06 arttı.

Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 3,26, işçilik endeksi yüzde 0,11 arttı. Ayrıca, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 30,84, işçilik endeksi yüzde 16,09 arttı.

İnşaat maliyet endeksi, yıllık değişim oranı, Haziran 2018 [2015=100] Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde2,38 arttı Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,38, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,87 arttı.

Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 3,41, işçilik endeksi yüzde 0,13 arttı. Ayrıca, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 29,23, işçilik endeksi yüzde 16,01 arttı.Bina inşaatı maliyet endeksi, yıllık değişim oranı, Haziran 2018 [2015=100]

Yunanistan’da askeri eğitim uçağı düştü

Yunanistan’da askeri eğitim uçağının düştüğü bildirildi. Yunan devlet televizyonu ERT’nin haberine göre, Tripoli kentindeki hava üssünden kalkan T2 tipi eğitim uçağı radardan kayboldu.Uçağın Sparti bölgesine düştüğü belirlendi. Uçakta bulunan pilotlardan biri kurtarıldı, diğerini arama çalışmaları sürüyor.

TRT’den ABD’ye boykot kararı

TRT, TRT 1 kanalında 1980’lerden beri yayınladığı Western – Kovboy filmi kuşağını kaldırdı.Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) her Pazar sabahı TRT 1 kanalından saat 09:55’te western filmi yayınlama geleneğine son verdi.

YERİNE EV SİNEMASI KUŞAĞI GETİRİLDİ1980’li yıllardan beri yayınlanan ve “Western Kuşağı” olarak bilinen saatte artık “Ev Sineması” kuşağı yayınlanacak. Bu kuşaktaki filmlerin tamamı TRT ve Kültür Bakanlığı destekli Türk filmlerinden oluşacak.

Kuşağın ilk filmi de, önümüzdeki pazar günü yayınlanacak olan Ya Nasip Ya Kısmet olacak. SON FİLM JOHN WAYNE’İN “KİN TUZAĞI” OLDUTRT, son olarak 19 Ağustos’ta John Wayne’in baştolünde oynadığı 1971 yapımı “Kin Tuzağı” filmini yayınlamıştı. Dün, yani 26 Ağustos Pazar günü kovboy filmi yayınlamayan TRT, bunun yerine “Beni Böyle Sev” dizisinin tekrarını ekranlara getirdi.ABD’YE TEPKİ OLARAK MI KALDIRILDITRT ‘nin aldığı bu kararda, ABD Başkanı Trump’ın “Rahip Brunson” krizi olarak bilinen gerilimin etkili olduğu iddia edildi.

KOVBOY FİLMLERİ TEPKİ ALMIŞTITRT ‘ye sosyal medyadan söz konusu kovboy filmlerini yayınlamaması için büyük tepkiler gelmiş, konuyu köşesine taşıyan Sabah gazetesi Tv yorumcusu Yüksel Aytuğ da Western Kuşağı’nı eleştiren bir okur mektubunu yayınlayarak “Kovboy filmlerinin bir misyonu vardı. Masumları düşmanlaştırıp öldürüyor ve sonra da kendilerini kahraman ilan ediyorlardı. Artık bu duruma son verilmelidir. TRT bu hassasiyeti göstermelidir” mesajını okurlarıyla paylaşmıştı.

Almanya’da ‘Kötü Haber’ temasıyla gerçekleşen bienalde Erdoğan heykeli!

Almanya’nın Wiesbaden kentinde Bienale etkinliği bünyesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın heykeli dikildi.

Yaklaşık 3 metre büyüklüğündeki heykel kentin Platz der Deutschen Einheit isimli ünlü meydanındaki polis binasının karşısında bulunuyor.

Karar’da yer alan habere göre, akşam vakitlerinde dikilen heykel kentte yaşayan Türkler tarafından da şaşkınlıkla karşılandı.Heykeli bir anda karşılarında bulan Türkler buna bir anlam veremedi.

Bienale yetkilileri ise heykelin konuluş amacı hakkında henüz bir açıklamada bulunmadı. Wiesbaden Bienale bu yıl Bad News (Kötü Haber) mottosu ile sergileniyor.

İzmir’de pazar günleri yerel gazete olmayacak

İzmir’de günlük olarak faaliyet gösteren 7 basın kuruluşu Pazar günleri gazete çıkarmama kararı aldı. Gelişmenin ilerleyen günlerde İzmir Gazeteciler Cemiyeti ile birlikte ortak bir şekilde kamuoyuna duyurulacağı öğrenildi. Türkiye’de son dönemde yaşanan döviz kurundaki hareketlilikten piyasadaki birçok sektör etkilendi. İthalatın çok önemli bir paya sahip olduğu kağıt ve kağıt ürünleri sektörü de yaşanan gelişmeden nasibini aldı. Maliyetlerin yükselmesi kentte günlük olarak faaliyet gösteren 7 yerel basın kuruluşu Pazar günleri gazete çıkarmama kararı almasına sebep oldu. Yeni Bakış, Ege Telgraf, Dokuz Eylül, Haber Ekspres, İlkses, Ticaret ve Yenigün gazetelerinin yönetim kademeleri mali külfetten kurtulmak için ayda 4 gün gazete çıkarmama yolunu seçti. İzmir’deki yerel medyanın temsilcilerinin aldığı kararın yanında ulusal ölçekte faaliyet gösteren Aydınlık gazetesinin de benzer bir tutum sergileyeceği öğrenildi. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen’in yerel medyanın temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiği belirtildi. Bir protokolün imzalanacağı ve önlem düşüncelerinin hayata geçirileceği ifade edildi. ***Kâğıtta vergi sıfırlansınTürkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) da artan döviz kurlarıyla birlikte, kâğıt maliyeti nedeniyle zor durumda kalan gazetelere ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada “Türkiye’nin gazete kâğıdı temini sağlayan SEKA’nın özelleştirilmesiyle başlayan bu süreç, ülkemizi kâğıt sektöründe dışa bağımlı hale getirdi. Son bir yılda fiyatlar üç kat artırıldı” dendi. “Gazeteler bir kamu görevi yapmaktadır” denilen açıklama şöyle devam etti: “Gazetelerin bağımsız biçimde yayın yapabilmesi için kâğıt sübvansiyonu hayati önemdedir. Türkiye yeniden kağıdını kendisi üretir hale gelmelidir. Kâğıtta vergiler sıfırlanmalıdır. Basın İlan Kurumu ilan tarifelerine zam yapılmalıdır. Yazılı basına düşük faizle kredi ve teşvik paketleri hazırlamak da hızla gündeme alınmalıdır.”

Barış imzacısı akademisyen: Önemli olan onurumuz

Barış bildirisine imza attığı için ihraç edilen Akademisyen Orhan Kaya bilimsel çalışmalarını sürdürebilmek ve hayatını idame ettirebilmek amacıyla inşaatlarda çalışmaya başladı. Kaya, “Hiçbir an bile keşke imzalamasaydım demedim. Aksine iyi ki imzalamışım iyi ki bu tarihsel sürecin içindeyim duygusuyla yaşadım” dedi. İmzacısı olduğu barış bildirisi ile birlikte evinin 3 kez basıldığını, gözaltına alındığını ve 3 kez soruşturma geçirdiğini, linç kampanyalarına birçok barış akademisyeni gibi maruz kaldığını, sonunda da ihraç edildiğini anlatan Kaya, “Hiçbir an bile keşke imzalamasaydım demedim, hissetmedim. Aksine iyi ki imzalamışım iyi ki bu tarihsel sürecin içindeyim duygusuyla yaşadım” dedi. İnşaatlarda çalışan kişilerin kimliklerinin bir önemi olmadığına değinen Kaya, “Aslında üniversite öğrencilerinin eğitimlerine daha rahat devam edebilecekleri bir ortamın yaratılması gerektiğini düşünüyorum. Bu da toplumsal refah düzeyimizle alakalıdır. Bir akademisyen olarak inşaatta çalışmak beni rencide eden bir durum değil. Rahatsız da olmuyorum. Önemli olan benliğimizi onurumuzu korumak” dedi. Kaya, “Ortaya konan yanlış politikalar bir taraftan inşaat baronlarını ortaya koyarken diğer taraftan emeği sömürülen bir kesimin oluşmasına neden oluyor. Bu durum sadece inşaat sektöründe değil birçok sektörde çalışmak zorunda kalan; öğretmen, ekonomist, mühendis… vb.ne rastlamak mümkün” diye konuştu.

Tekel esnafına şimdi de mahalle bekçisi tehdidi

YAĞMUR ÖZTÜRKCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ben yatarken sokakta bekçi düdüğü duymak istiyorum” sözlerinin ardından sayıları artırılan ve asıl amacı mahallenin huzurunu sağlamak olan bekçiler, Tekel esnafını hedef alıyor. Esnaflar, bekçilerin Tekelden alışveriş yapan müşterileri de kendi cep telefonları ile kayıt altına aldıkları, alkol satışı olmasa bile Tekel bayi hakkında haksız yere tutanak tuttukları aktarıldı. Cep telefonuna kaydediyorlar Ankara Etimesgut’ta Tekel işleten Savaş Odabaşı yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bekçiler 22.00’den sonra dükkânlarımızın karşılarına geçip bizi ve giren çıkan müşterileri cep telefonlarıyla kayıt altına alıyorlar. Gizli yerlere saklanıp, müşteriler dükkândan çıkınca durdurup GBT yapıyorlar. Marketten ne aldıklarını sorup poşeti arıyorlar. Hem bizi hem müşterimizi illegal madde alıp satıyormuşçasına muamelelere maruz bırakıyorlar. Yanlış yaptıklarını söylediğimizde, ‘Bizde yetki var. Polise verilmeyen yetki bize verildi’ şeklinde tehditvari karşılık alıyoruz. Bu baskıdan dolayı satış yapamaz duruma geldik. Ruhsatım gece 2’ye kadar olmasına rağmen ben 10’da kapatıp gidiyorum.”‘Polis de bekçilerden yana tavır alıyor’ Şikâyet ettiklerini ve bir sonuç alamadıklarını belirten Odabaşı, komiserlerin ve diğer kolluk güçlerinin, bekçilerden yana tavır aldığını belirtti. Haksız yere suçlamalara maruz kaldığını ifade eden Odabaşı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben onları şikâyet etmeye gidiyorum, onlar da beni polise mukavemetten şikâyet ediyor. Neyse ki kamera kayıtlarımız vardı da suçsuz olduğumuzu ispatladık. Yapmadığım bir şey hakkında üzerime bir sürü suç atıldı. Sorunlarımız için onları çağırdığımızda da yardımcı olmuyorlar. Mesela 10’dan sonra gelip alkol satın almak için direten müşterilerimiz oluyor. Darp edilen, vurulan arkadaşlarımız oluyor sırf bu yüzden. Karakoldan çağırıp gereğini yapın dediğimiz de ise bize, ‘Yapabileceğimiz bir şey yok, 10’dan sonra satmayacaksınız’ diyorlar sadece. Satmayalım da ben vatandaşla karşı karşıya kalıyorum. Bunun niye önlemi alınmıyor?”‘Müşteriler GBT ile taciz ediliyor’ İstanbul’da da ismini vermek istemeyen bir esnaf, bekçilerin müşterilerini taciz ettiğini belirterek, yaşadığı bir olayı şöyle aktardı: “Normalde bekçiler yürüyerek devriye geziyor. Bir gün bekçiler benim dükkânımın 200 metre uzağında park edilmiş aracın içinde oturuyorlarmış. Akşam 10’u 10 geçe poşetiyle müşterim çıktı dükkândan. Bir baktım aşağıdan koşarak geliyorlar. İki tanesi müşteriye iki tanesi bana yapıştı. Olayın aslı şuydu aslında; müşteri saat 10’dan önce aşağıda başka bir Tekelden bira almış. Sigarası olmadığını fark edince benim dükkânıma girerek benden de sigara satın aldı. Olay bundan ibaret.” Bekçilerin mahallenin asıl problemlerini çözmediklerini söyleyen esnaf, “01.00’e kadar ruhsatım olduğu ve ona göre harç yatırdığım halde 22.00’de kapatıyorum. Mesela bizim dükkânlarımız hep merkezi bölgelerde. Bana tutanak tutulduğu gün çok yakınımızda bir mahallede 17 araçta hırsızlık yapılmış. Mahalle aralarına inmiyorlar. İşleri güçleri esnaf. İnsanlar beni iki günde bir kolumda polislerle görüyor. Bu durum da satışlarımı etkiliyor. Bekçilerin amacı alkol sattırmamak değil aslında, sadece işlem yapmak. Kendilerini ispatlamaya çalışıyorlar. Amaçları malum kesimin gözüne hoş gelmek.”***‘Bizler gönüllü bekçileriz’Türkiye Tekel Bayileri Platformu’nun (TTBP) yaptığı açıklamada, baskılara tepki gösterilerek, “Bekçiler bayileri sözlü ve fiili olarak taciz etmektedir. Bekçilerin asıl görevi olan mahallenin huzurunu, esnafın can güvenliğini, vatandaşın rahat alışveriş yapmasını sağlaması gerekirken, bu tehditvari yaklaşımı manidardır. Görevlerini kötüye kullanan bekçilerden şikâyetçiyiz. 22.00’den sonra alkol satmadığı halde tutanak tutmaya çalışan ve hatta düzmece tutanak tutan bu baskıcı uygulamadan rahatsızız. Bizler vergisini peşin ödeyen, ekonominin can damarıyız. Mahallenin gece yarılarına kadar gönüllü bekçileriyiz“ denildi.

Rıza Sarraf’ın gardiyanı rüşvet aldığını kabul etti

ABD’de İran yaptırımlarını delmekten tutuklu bulunan, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının kilit isimlerinden iş adamı Rıza Sarraf’ın rüşvet verdiğini iddia ettiği gardiyan Victor Casado’nun, daha önce “rüşvet almadığı” şeklindeki ifadesini değiştirerek, Sarraf’tan rüşvet aldığını itiraf ettiği bildirildi. New York Güney Bölgesi Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, gardiyan Casado’nun hakim karşısında hakkında yapılan suçlamaları kabul ettiği belirtildi. Casado, daha önceki ifadesini değiştirerek, Sarraf’tan farklı kerelerde toplam 50 bin dolar civarında rüşvet aldığını ve Sarraf için Metropolitan Hapishanesine (MCC) alkol, cep telefonu ve bazı vitaminler dahil birçok maddeyi soktuğunu itiraf etti. Sarraf, geçen yıl duruşmalar sırasında tutuklu bulunduğu cezaevindeki bir gardiyana, cep telefonu ve alkol karşılığında Türk avukatı vasıtasıyla, yaklaşık 45 bin dolar rüşvet verdiğini iddia etmişti. İran’a yönelik yaptırımları delme, banka dolandırıcılığı ve kara para aklamak gibi suçlar atfedilen Sarraf, Mart 2016’da ABD’de tutuklanmıştı. Casado, rüşveti Sarraf’ın bir kadın avukatı aracılığıyla aldığını itiraf etti. Şimdi, Sarraf’ın Türk kadın avukatı hakkında yeni bir iddianame hazırlanıp yakalama emri çıkartılacak. Sarraf’ın eski gardiyan Casasado’ya rüşvetin Türk avukatlar ından biri için çalışan bir sürücü aracılığıyla beş bin dolar nakit olarak ödendiği kaydedildi. Casado’nun o dönemde Sarraf’tan ez az 50 bin dolar rüşvet aldığı belirtildi. Suçunu kabul ederek itirafçı olan Casado için savcılık anlaşmaya göre 26 bin dolar para cezası ve 36 ay ile 46 ay hapis cezası isteyecek. Casado’nun karar duruşması 11 Ocak 2019’da yapılacak.